MS Hastalığı Nedir? MS Hastası Olan Kişinin Ağzından

MS Hastalığı Nedir? MS Hastası Olan Kişinin Ağzından | Ben 42 yaşında ve yaklaşık olarak 2 aydır  MS hastasıyım. Gerçi kendimi hasta olarak adlandırmıyorum, ben MS rahatsızıyım. MS beyin ve omurilikte mesajlarını taşıyan sinir telleri etrafındaki koruyucu kılıf hastalığıdır koruyucu kılıfın adı ise miyelin kılıfıdır.

Bendeki MS rahatsızlığının ilk belirtisi öğle saatlerinde sağ kolumun dirsek bölümünde kasılma ve hareket kısıtlılığı ile başladı. Tıp dilinde MS rahatsızlığında  bu kasılma ve hareket kısıtlığına atak adı verilmektedir. İlk atak yaklaşık 5 dakika kadar sürdükten sonra kolum normal haline döndü. Aynı gün akşam ilerleyen saatlerde uyudum ve 3 saat uyuduktan sonra şiddetli baş ağrısı ile uyandım. Baş ağrısı kafamın sol tarafında ve beynimin içinde daha önceden olmadığı kadar rahatsız edici bir ağrı idi. Baş ağrısı ve atak aynı gün içinde olunca doktar’a gitme zorunluluğu hissettim.

MS Rahatsızlığının İlk Belirtisi

Sabah ilk işim nöroloji uzmanına gitmek oldu. MR, tahlil, testler yapıldıktan sonra tekrar doktor’la görüştüm ve bana MS hastalığını duyup duymadığımı sorduğunda duyduğumu ve okuduğum kadarıyla iyi bir şey olmadığını söyledim. Doktor bana nöroloji servisine bir hafta süre ile yatış yapmam, tedaviye hastahanede başlamamız gerektiğini söyledi. 1 hafta süre ile hastahane’de günde içinde ilaçlar olan 2 şişe serum aldım.Bu serumlardan bir tanesinin içinde kortizon diye bildiğimiz Prednol isimli ilaç bulunuyordu.

 

Hastahanede yattığım sırada sağ kolumda hafif kasılma ayrıca güç kaybı vardı ve hastahaneden çıktığım sırada bu devam etmekteydi. Doktora bu şikayetimi söylediğimde atak olduğunu ve bunun olmasının gayet doğal olduğunu, ilaçlarımı aksatmadan aldığım zaman düzelebileceğini söyledi. 1 hafta sonunda doktor bana yazdığı reçetede belirtilen ilaçları aldığım ilaçları zamanında ve düzgün kullanmamı söyledi. Hastahane’den ayrılıp eczane’den eve gelirken sağ kolumdaki güç kaybı iyice arttı ve felçli bir insanın kolu gibi hareketsiz, uyuşuk ve karıncalı bir hal aldı. Eve geldiğimde sanki sağ kolum bende hiç yoktu.

MS Hakkında Bilmeniz Gerekenler

MS rahatsızlığı yüzünden kolumun bu haline ilk başlarda canım sıkılmadı desem yalan olur. Moral olarak bir çöküntüye girdim fakat ailem bana bu konuda özellikle de eşim çok destek oldu. Doktorumun vermiş olduğu ilaçlara hemen başladım. Kortizon tedavim draje (hap) olarak devam ediyordu. İlk hafta günde üç kez bu ilacı kullandım. Bunun yanı sıra diğer ilaçlarımı da almaya devam ediyordu. Kolumu ilk bir kaç gün hiç kullanamadığım gibi hareket dahi ettiremiyordum. Eşim ve çocuklarım sürekli olarak bana telkin edici konuşmalar yapıp rahat etmem için ellerinden gelen ne varsa yapıyorlardı.

Bir kaç gün sonra ilk olarak parmaklarımı oynatmaya başladım ancak koluma diğer elimin yardımıyla kaldıra biliyordum ve sanki koluma ağırlık bağlamışlar gibi ağır bir şekildeydi. Hastanede yapılan tahlillerde en az 30 olması gereken D Vitamini değerim 12 seviyelerindeydi.D Vitamini için değil rahatsızlığım için çok iyi  beslenmem gerekiyordu. Kortizon tedavisi gördüğüm süre içerisinde tuz ve şekerden uzak durmam gerekiyordu. Bu yüzden ilk başlarda özellikle tuz konusunda zorlansam da sağlığım için tuz kullanmadım ve halen kortizon tedavim  bitmesine rağmen kullanmıyorum.

Bir hafta kadar sonra kolumu ve elimi biraz daha hareket ettirmeye başladım. Ben doktorumun koymuş olduğu teşhisten emindim, ona inanmış ve güveniyordum. Başka bir doktora gitmeyi düşünmedim. Sadece Ankara’da oturan bir arkadaşım sonuçları bana gönder bir profesör arkadaşıma göstereyim dedi ve ona gönderdim. O Doktorda teşhisi onaylamış ve benim kendi doktorumun vermiş olduğu tedaviyi onaylamıştı.

Ms Multipl Skleroz Hastalığında Beslenme

Günlük beslenmeme gelince sabah saat sekiz de zeytin, peynir, domates, salatalık, yumurta, 2 çay kaşığı kadar hakiki bal ve bir bardak çay. Kahvaltıdan 1 saat kadar sonra meyve salatası( Elma, armut, şeftali, muz, erik vb.). Kortizondan dolayı bu günlerde iştahım çok açık olduğu için her şeyi yiye sim geliyordu fakat uzak durmam gereken yiyecek ve içecekler vardı. ( Gazlı içecekler, çikolata, kızartma, doymamış yağlar, ayçiçek yağı, kırmızı et, kahve vb.)

ms-hastaligi-nedir-ms-hastasi-olan-kisinin-agzindan

Öğle yemeğinde zeytinyağı ile buğulama şeklinde pişirilmiş balık ( Somon, sardalya, karides, kalamar), haşlanmış sebze yemekleri ( ıspanak, pırasa, semizotu, brokoli, karnıbahar vb.) yoğurt.  Yemeğinin ardından 1 bardak açık çay ve bir avuç fındık. Öğle yemeğinden 1 saat kadar sonra yine meyve salatası. öğleden sonra ve akşam yatmadan önce eşim bana günlük olarak zeytin yağı ile masaj yapmaya başladı. Eylül aynının başları olduğu için havalar iyi olduğundan eşim ve çocuklarımla dışarı çıkıp bahçede gölgede oturup muhabbet ederek zaman geçiriyordum.

Akşam yemeği yine öğle yemeğine benzer bir menü oluyordu. Akşam yemeğinden sonra yine meyve salatası,  daha muhabbet edip tv. seyrettikten veya kitap okuduktan sonra yatıp uyuyordum. Kolum gün geçtikçe iyiye gittiği için artık geleceğe daha umutlu bakabiliyordum. Unutmadan belirteyim günlük 1 veya 2 bardak kefir içmeyi de ihmal etmiyordum.

Hastaneden Çıktıktan 1 Hafta Sonra

Hastaneden çıktıktan 1 hafta sonra kolumu biraz daha hareket ettirmeye başladım. Omuz ve bileğimin arasındaki uyuşukluk ve karıncalanma biraz daha azalmıştı. Ben’de artık moral olarak kendimi daha iyi hissetmeye ve bu rahatsızlığı tamamen olmasa bile kısmen hayatımdan çıkarmayı düşünüyordum. Bu konuda eşim ve çocuklarım bana her zaman moral verici konuşmalar yapmakta ve benim hasta hissetmemem için ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlardı. Onların bu çabasını gördükçe bu rahatsızlığı yenmeyi kafama koymuştum.Günlük yaşantıma kaldığım yerden devam ediyordum. Ailemle birlikte alışveriş merkezine gidiyor alışveriş yapıyor, beraber sinemaya gidiyorduk.

Multipl Skleroz Ms Tedavi Ve Önerileri

Bu sırada tedavimi hiçbir suretle aksatmıyordum. Evde tedaviye başladıktan 15 gün sonra eşimle beraber kontrol amacı ile tekrar hastahaneye gittik. Doktorumun yanına vardığımızda bana kendimi nasıl hissettiğimi, durumumun nasıl olduğunu sorduğu zaman; ona çok iyi olduğumu kendimi iyi hissettiğimi, eşimin bana çok iyi baktığını, beni akdeniz mutfağı ile beslediğini bunun bana çok iyi geldiğini söyledim.

 

Doktorum bana eşime teşekkür etmem gerektiğini söyledi. Bende eşime sadece bu konuda değil her konuda çok güvendiğimi söyledim. Doktor’um beni muayene etti ve bana durumumun iyi olduğunu bu şekilde beslenmeye devam etmem gerektiğini, sigara ve stresten kesinlikle uzak durmam gerektiğini, hafif yürüyüş şeklinde ve kendimi yormadan basit sporlar yapmam gerektiğini söyledi.

Tedavinin ilk Haftasında 

Tedavinin ilk haftasında günde sabah öğle ve akşam olmak üzere prednol isimli kortizon ilacından toplam 3 adet alırken 2. hafta sabah akşam 1 er tane toplam 2 adet, 3. hafta akşamları 1 adet 4. hafta akşamları yarım adet, 5. hafta akşamları çeyrek adet 6. hafta gün aşırı akşamları çeyrek doz ilaç kullandım. Bu ilaç haricinde gabaset isimli ilaçtan sabah 1 akşam 2 toplam 3 adet halen kullanmaktayım. Birde asıl Ms ilacı olan aubagio isimli ilaçtan günde 1 adet ilaç almaktayım. İlaçların hepsini gün içinde aynı saatte (1.gün 08:00 2. gün 08:00) alıyorum.

Gün içinde özellikle güneş olmayan zamanlarda veya güneş battıktan sonra yürüyüş yapıyorum, hafif esneme hareketleri ve sağ kolumu geliştirmek amacı ile power ball (güç topu) kullanıyorum. Bu arada rahatsızlıkla ilgili kafamda hiç bir soru işareti ve kötü düşünce kalmamıştı, çünkü nasıl şeker hastası hastalığı boyunca ilaç kullanıp bu hastalık ile yaşamayı öğreniyorsa bende bu rahatsızlıkla yaşamayı öğrenmeye başlamıştım. Etraftan ve arkadaşlardan rahatsızlığı duyunca verdikleri tepkilere (sanki kötü bir hastalıkmış gibi söylenmelerinden) rağmen moralimi hiçbir zaman bozmadan hayatıma devam ettim.

Rahatsızlığı Öğrendiğim Gün

Rahatsızlığı öğrendiğim gün ile bu gün arasında sağlık, moral ve düşünce olarak dağlar kadar fark var. Her yönden çok daha iyi ve iyimserim. Çünkü hayat her şeye rağmen yaşamaya değer. Bunu da her zaman biliyordum fakat hastanede kaldığım bir hafta içerisinde orada görmüş olduğum hastalardan ve hastalıklardan daha iyi anlamış oldum.

  • En sabahları aç karnına bir tatlı kaşığı bal ve zerdeçal’i karıştırıp yiyorum. Öğleden sonra ise yine bir tatlı kaşığı bal ve değirmende çekilmiş çörekotu’nu karıştırıp yiyorum. Yatmadan önce ise biraz bal, toz tarçın ve suyu karıştırıp beklettikten sonra üzerine çıkan karışımın suyunu 3 kaşık kadar içiyorum. Bunun karaciğerime faydası olacağını düşünüyorum.
  • Karaciğer enzimlerindeki yükselme ve yağlanmanın artmasından dolayı kendi yöntemlerimi uygulamaya  başladım. Size bunları yapın demiyorum ama yapacaksanız da doktorunuza danışarak uygulayın.

Hastalığı Öğrendikten Sonra

Çalışan biri olarak bu rahatsızlığın bana kattıkları da olmadı değil. Mesela sigarayı bıraktım, ailemle daha fazla zaman geçirmeye başladım. Daha fazla sohbet imkanımız oldu. Onlar la daha fazla ilgileniyorum. Vücudumuza zararlı olan tuz ve şekerden uzaklaştım, yağ,  yağlı yemekler ve kızartmalar hayatımdan çıktı. Kaybettirdikleri tabii ki daha fazla ama ben kanaatkar biri olduğum için dert etmiyorum. Evde eşim ve çocuklarım öyle bir alışkanlık edinmişler ki ilaç saatimi benden iyi takip ediyorlar, hemen akılları na geliyor, biri ilacı getirirken biri suyu getirirler.

ms-hastaligi-nedir-ms-hastasi-olan-kisinin-agzindan

Yediğim ve içtiğim her şeye dikkat ediyorlar. evin en küçüğü bile öyle. küçük derken o kadarda küçük değil 13 yaşında. Biraz da ailemden bahsedeyim. Benim bu ikinci evliliğim. İlk evliliğimden 2 oğlumuz ikinciden de bir toplam 3 oğlumuz var. Büyük olan 18, ortancası 16 ve küçüğümüz 13 yaşında.

Eşim ise benim göz bebeğim, her şeyim. Ona baktığım zaman o güler yüzü, bana bakıp kendine has gülüşü, gözlerindeki hayat dolu bakış, bana olan ilgisi ve sevgisi. dedim ya her şeyim o benim. Telefon rehberim de bile dünyam diye kayıtlıdır zaten. Belki ilk evliliğimi şimdiki eşimle yapsam bu rahatsızlık olmayabilirdi de. Tabii ki Takdiri İlahi. Belki ilk evliliğimde geçirmiş olduğum sıkıntılar, stres en büyük etken olabilir. Çünkü işim de stres dolu olduğundan Ms’in en büyük sebepleri olan Stres, sigara, düşünce hepsi bende mevcut olduğu için sanki kaçınılmaz sonmuş bu rahatsızlığa yakalanmak. Ama daha kötüsü de olabilirdi. Çok şükür halime, daha nice kötü hastalık ve hastalar var.

MS hastalığını kontrol altına almak mümkün mü?

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı